Tüketici güçlüydü, daha da güçleniyor ve bunu her alanda kullanmaya niyetli. Değişen teknoloji dinamikleri aracılığı ile kendini daha çok ifade ediyor ve kontrolü çok daha zor değişkenler markamızın kaderini belirliyor.
Kampanya kontrol etmeye odaklı eski tip yöneticilerin kullandığı bir yöntem olarak kullanım dışı kalıyor. Değişen dünyada görevi artık kontrol etmek yerine sadece yönetmek olan yönetici, sohbet kavramını iyice anlayabilmeli. Yöneticiler tüketicilerdeki değişimi takip ederek bunlardan markaları için fayda elde etmeye çabalayacak ve kontrol etme misyonunu bir kenara bırakıp bu yaşanan süreçte nasıl başarılı olunabileceğini planlayacaklar.
1. Tüketici hakkında karar verilen bir nesne olmaktan çıkarak karar veren bir özne oluyor:
Eskinin kampanyasında marka neyin anlaşılması gerektiğini açıkça tüketiciye bildirir, çıkarımları bile hazır bir biçimde tüketiciye verirdi. Tüketici bunu ya kabul eder ya da yadsırdı. “İste budur benim ürünümden alman gereken, eğer almaz isen sende bir sorun var” gibi bir yaklaşım benimseniyordu. Ancak yeni düzende tüketiciye dışarıdan bir şey kabul ettirmek oldukça zor görünüyor. Tüketiciler çok daha akıllandılar ve artık onları kontrol etmeye çalışmanın beyhude bir uğraş olduğunu açık bir biçimde gözlemleyebiliyoruz. Ve kendimizi dayatamıyoruz. Tüketiciler alım kararlarını gelişen teknoloji aracılığı ile kendi aralarındaki sohbet ve anlaşma ile veriyorlar.
2.Sohbet çekilmiş bir tek fotoğrafla değil onun yerine gerçek vaziyete göre oluşur:
Eskiden sosyal değişime bir bakış atıp genel kabullerle bir resimden yola çıkarak tüm kampanyayı buna göre hazırlardık. Ancak şimdi dijital dönüşüm sayesinde gerçek durumu an ve an gözlemleyebiliyor ve her an ufak tefek değişimleri takip edebiliyoruz. Böylece pazarlama gerçeği bir fotoğraf karesi olmaktan çıkıp süresiz bir video çekimine benziyor.
3.Kampanyadaki zaman sınırlılık yerini Sohbet’in sınırsızlığına bırakıyor:
Belirli bir zaman aralığında yaptığımız statik bir gözleme dayanarak hazırlamış olduğumuz kampanyanın bir de belirlenmiş bir süre boyunca devam etmesi düşünülürdü. Gerçek zamanlı başlaması gerektiği zaman başlayan bitmesi gerektiği zaman biten bu sohbet sürecinin başlangıcını ve sonucunu belirleyen yine tüketiciler olacak.
3. Tek bir genelleştirilmiş şablon yerine ihtiyaçları karşılayan bir modele dönüşmesi:
Öncelerde belirli bir kampanya şablonu her ihtiyaç için uygulanıyordu. Ancak bilgideki dönüşümler sayesinde birbirinden oldukça farklı ihtiyaçlar için birbirinden farklı çözümleri artık kullanabileceğiz.
4. Çok daha küçük segmentlere yönelinebilir:
Yine sohbetin kampanyadan bir diğer farkı da segment sayısının oldukça artmış olmasıdır. Eskiden ancak belirli bir ürün için birkaç segmentte yürütülebilen kampanya günümüz de birçok sayıda grup için birçok farklı segmentte yönetilebilmektedir. Ayrıca segment kullanımı eskisine oranla çok daha mikro boyutlara ulaşmaktadır.
Peki sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?
