Boeing’ın ticari uçak pazarlaması müdürü Randy Baseler emekliye ayrılırken Randy’s Journal isimli bloguna ona iyi dilekler sunan tam 73 adet yorum gelmişti. Randy’nin 2005 yılında yayımlamaya başladığı blogunu bugüne kadar yarım milyondan fazla kişi ziyaret etti. Elbette ki ziyaretçilerin tamamı ticari uçak satın alma yöneticileri değildi. Birçok uçak meraklısı da Randy’nin blogunu ziyaret ederek boeing ve diğer uçaklar konusunda meraklarını giderdiler.
Randy’nin blogunu yayımlamasına başlamadan bir yıl evvel finans için şeffaflık kavramını ön plana çıkaran Basel II kriterleri ortaya konuldu. Basel II’ye göre firmalar şeffaf olmak zorundaydılar, şeffaflık artık firmalar için değerli bir varlık olarak görülüyordu. Peki bir firma nasıl şeffaf olabilirdi?
Şeffaflığın ilk olarak algılanacağı yer elbette ki finanstır. Bilanço ve gelir gider tablosu gibi şirketin mali tablolarının herkese açık olması ve şaibelerden uzak olmasıdır. Ancak bir şirket açıktır ki sadece finans ve muhasebe bölümlerinden mürekkep değildir. Bu birimler dışında pazarlama ve operasyon gibi bazı açılardan çok daha önemli birimler var. Peki bu birimlerin şeffaflığını nasıl sağlayabiliriz?
Bazı B2B pazarlama yöneticileri sosyal medyayı bir zaman ya da kaynak kaybı olarak görebilirler. Ya da ürünleri üzerinde kontrollerini kaybetmekten korkabilirler. Ancak kısa zaman sonra sosyal medyanın şirketlerine çok büyük değerler kattığını gördükçe bu düşüncelerinden geri döneceklerine inanıyorum.
Buradaki kilit kelime bence “şeffaflık”. İnsanlar artık kesinlikle kiminle iş yaptıklarını bilmek istiyorlar. Ve artık belki finansçılar da dahil olmak üzere Boeing’i bir de Randy’nin ağzından dinleyip değerlemesini yapmak isteyebilirler. Neden bir şirketi değerlendirirken sadece nakit akışına mahkum olalım ki? Randy bize rakamların anlatamayacağı birçok şeyi anlatıyor.